Grubumuza bağlı tüm ünitelerin obabaşlarının ve yardımcılarının çağırıldığı kursa 11 kardeşimiz katıldı. Cumartesi haftasonu çalışmamızdan sonra evlerine gitmeyip Ulamış’ta kaldılar. Kampta teftiş, bayrak töreni, gün batımı töreni, yürüyüş kolu, acil ve teklikeli durumlar, ortak hareket planları, telsizle haberleşme ve izci kültürü dersleri yapıldı. Akşamüstü kursiyerler gece doğada kalmak üzere hayka çıktılar. Baraja kadar liderler onlara eşlik ettiler, sonra ayrıldılar.
Obabaşları güzel bir kamp yeri seçerek işe başladılar, odunlar toplandı, yemekler pişirildi, kamp güvenliği sağlandı. Geceyi geçirmek için barınaklar yapıldı. Ayrıca Iguana Oymağı’nın hazırladığı süpriz arama kurtarma tatbikatında iki “kayıp” izci kardeşimizin bulunması için seferber olundu.
Hava kararınca liderler kamp alanımızda bizi buldular. Meğerse en baştan beri barajın orada yüksek bir tepede kamp atmış bizi izliyorlarmış. Pişirdiğimiz mercimek yemeğini beraber yedikten sonra ateş başında liderlerimizle sohbet ettik. Yaptığımız hatalar ve eksikliklerimizi öğrendik, meğerse ne zormuş dört dörlük obabaşı olabilmek. Coşkun Lideri’mizin bir lafını unutmayacağız: “bizden değil hatalarınızdan öğreneceksiniz”. Ayrıca federasyon başkanımız Orhan Liderimizin telefonda “Gilwell’e giden yok obabaşı eğitiminden geçer” sözü de bize gurur verdi. Obabaşı’nın sorumlulukları ve liderlik hakkında ateş başı sohbetlerimiz çok faydalıydı. Bizim öncelikle örnek bir izci olmamız gerekiyormuş, biz zaten öyleyiz ki!
Gece geç saatlerde kamptan ayrıldık ve Ulamış’a döndük. Aslında kampta da kalırdık ama ertesi gün desler devam edeceğinden zinde olmamız gerekiyormuş. Aynı gece bizim kamp alanımızın yakınında Öncü İzciler ve İzci Gönüllüleri de kamp yapıyorlardı, ama onlarla hiç karşılaşmadık.
Pazar günü kahvaltıdan sonra derslere devam edildi. Yoklama formu, oba toplantı ve karar formu, envanter listesi, ihtiyaçlar listesi gibi evrakların nasıl doldurulacağı anlatıldı, dosyalar dağıtıldı. Akşam yemek saati gelmeden kapanış törenini yapıp Ulamış’tan ayrıldık. Bu kamp fark yaratacak ve Yarımada obabaşları Türkiye’ye örnek olacak. söz veriyoruz.

